26 Şubat 2014 Çarşamba

DEĞERLERİMİZ VE EĞİTİMİMİZ



         Ne beklediğimizi pek bilmiyoruz kanısındayım eğitimden. Kimimiz, okur-yazarlığın yeterliliği, kimimiz hedefe ulaşmak için kat edilecek yol, kimimiz donanımlı bir şahsiyet, kimimiz çağdaşlık yansıması, kimimizse ailesel ego tatminliği …   

          Herkes için farklı beklentiler odağı eğitim öğretim alanı.

          Ne yazık ki herkesin farklı beklentilerine cevap verecek çeşitlilikte bir ikrama sahip değil eğitim sistemimiz.

           Bilgi doldur yükle, depola, sınavda sorular sor, yanıtlar al, hile yap, sıralama yap, başartılanlarla yönetim erkleri oluştur, yönet yönet yönet,... uyut ve yönet. Sistem ve beklentisi, birey ve beklentisi ile örtüştü mü başarmış oluyoruz demektir.

           Sürekli milli söylemler içinde  yüzerken değerlerimizin hiçe sayıldığı bir karanlık tünelden geçmedeyiz aydınlığa kavuşmak için değerlerimizi  ayaklar altına alırken  bu uğurda dökmediğimiz servet de yok. 

           Herkesin söylemine baktığımızda vatanımızı ,ulusumuzu çok sevdiğimiz kuru kuruya dillendirilir; oysa eğitimden beklentilerimiz yalnızca bireyseldir. Bayrağımızı çok severiz ama saygı sunumumuz ortadadır. Eğitimin en alasının yurt dışında olduğunu savunanlardanızdır hep;  bizimkini sahiplenmeden, düzene sokmak için çaba göstermeden. Oysa ne canlar ülkemizin var olması, kalkınması, yücelmesi için canlarını hiçe saymış, eğitimin çağdaş, bilimsel, laik biçimde  uygulanması için ne bedeller ödemişlerdir. Biz eğitirken ve  eğitilirken  onların destanlarının çok azını bile  hatmettiğimiz kitaplarda görmemekteyiz.
bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
"Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!" Turgut Özal'ın "Nasıl?"
sorusu üzerine şunu anlatmışlardı: "Biz Japonya'da okula başlayacak
çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde
hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi
gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır
Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve
yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki: Eğer siz
çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak
için çalışmazsanız sonunuz böyle olur."

Bürokratlardan biri atılır: "Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!"

Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:

"Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!"

           “Dönemin Başbakanı Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır:

           Japon eğitim uzmanları ülkemize gelmiş ve eğitim  sistemimizi incelemiş, Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu  bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunları söylemişlerdi:

       -  Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!   

          Turgut Özal'ın;

       -  Nasıl? sorusu üzerine ise:

        - Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır, Hiroşima ve Nagazaki'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:         

        - Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için

 için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.

           Bürokratlardan biri atılır:

        - Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!

           Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:

- Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”

          Canım vatanımızın toprakları onun uğrunda can veren yiğitlerin kanlarıyla haşrolmuşken destanlar yaratan o kahramanlarımızın  aziz duygularıyla empati kurmak, değerlerimizin kıymetini bilmek en büyük görevlerimizden olmalı; eğitim sistemimizin  bize sunduğuyla yetinmeyip en güzelini yaşamak uğruna bizler de çağdaş normlara kavuşmak için elimizden geleni yapmalıyız. Destan yaratan değerlerimizin değerini bilmekten de geçer niteliklİ eğitimin yolu.

                                                                                          GÜNAY UZUNER

                                                                                                  24.02.2014