TURKÜLERİN MERDO'SUNA
'Haberin var mı taş duvar, demir kapı kör pencere' Merdo akşamüstü bu diyardan göçmüş. " haberin var mı; ah Merdo Merdo ,eğer ki gelmeler topraktan ise gitmeler de aynı yeredir ki Ay karanlık gecelerim gündüz olmuyor.."
Yüreğımden bir can daha eksildi, eksilenler çoğaldıkça ķüçülmek yerine yüreğım, daha da kocaman oldu taş gibi ağırlaştı.. Bu ağırlık büyük bir sıkışık hüzün ve boşluk içinde; deli gönül dara düştü yine.. "Değmen benim gamlı yaslı gönlüme".
Doğruluğun, onurlu duruşun, erdemin, devrimin, yiğitliğin, emeğin, barışın, öncülüğün ,yoldaşlığın en güzel insanı büyük halk ozanı Edip Akbayram ruhumu yakan hüznümün buruk acısı içindeyim.
Ne çok konserinde canlı izleme şansım oldu onu ne çok. Daha da olmalıydı, olabilmeliydi.
O bizi, duygu ve düşüncelerimizi , söyleyip, söyleyemediklerimizi haykıran sesti, melodik sesimizdi.
Yeri hep ayrı oldu, coşkularımızı, duygularımızı zirveye taşıyandı ancak " en" değildi sorulduğunda her birimize ama O hep vardı hep zirvedeydi gönlümüzde , çünkü O bizdik biz de O'yduk. yüreğimizde yeri önceden ayrılmış taht kurmuştu içimize en derinine. Ne de güven vericiydi varlığı,
O, bizim yüreğimizin dışavurum sesiydi. Hangi türküsünün düşünü geçirmedik ki yüreğimizden , ünlemediği dileğimiz kalmadı ki hiç. Çocuklara güzel günleri muştularken Motorları maviliklere süreceğimizin sözleşmesini imzaladık yolculuklarımızda yoldaşlarımızla .
Hastalandığında da , birden hop etti yüreğimiz, dualar dilekler onun için salındı evrene, güvenimiz tamdı iyileşeceğine dair, araladık dualarımızı sonrasında, düzelecek umuduyla biraz da..
O'na dair en duyduğum en yakın gelen ses meydanlara girdiğimizde bizi karşılayandı " el ele kol kola omuz omuza ... " ondan daha yakını daha da tanıdığı devrim için ateşlenen gençliğimizin " sene 341 mevsime uydum... eşkıya dünyaya hükümdar olmaz" ı her birimizin İçerimizden alıp da yankıladığı bu ses hep çınlayacak olsa da özcanının susması öylesine sarstı ki, gün gün bir bir eksilmemiz de daha da acıtıyor içimizi, yoksunlaşıyoruz .
Haramilerin saltanatını yıkmak için bize yoldaş olan kimsecikler yok gibi artık, ne kadar öksüzleşip, yetim kaldık böyle.
Hasretiyle gönlümün yandığı hayat yoldaşıma , yıldızlara yolculadığımız yoldaşlarımıza, senin de hasretine şimdiden yanıyor gönlümüz ... Sesin, türkülerin , fotoğraflardaki gülen yüzün hep bizimle olacak ýureğimizin yankısı yiğit ses, büyük usta ,sonsuz saygılarla ...
Ahhh Edip Akbayram ah!
"Öyle ağırım ki kendime sen benden gittin gideli ... " Aldırmak düştü gönüle bu defa, dertlerimiz şaha kalktı işte gidiyorsun çeşmi siyah , güle güle, mezarında bir garip olmayacaksın , unutulmayacaksın , meraklanma güzel yürek uzaklara gitmiyorsun, kuşlar seni sonsuzluğa atacak türkülerin asırlarca yankılanacak, yiğitlere yoldaşlık edecek, türküler yoldaşın olsun .
03.03.2025 GNY
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder