17 Ağustos 2011 Çarşamba

UCUBELERDE YAŞAYANLARIN YANLIŞ ANLAMALARI

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Zonguldak'ın Ereğli İlçesi'nde partisinin 10'uncu kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen iftar sonrası yaptığı konuşmada, "Oy verenlerle vermeyenler bir değil" demiş; gelen tepkiler üzerine de: “Yanlış anlaşıldım.” diyerek manevra yapmış.

Bakanlarımızın manevralarının hızına yetişemiyoruz artık. Alıştık da sonra. Onlar diyeceğini der, ardından da “Yanlış anlaşıldım.” diyerek mağduru oynarlar.  Bu manevraların en ilginci ise ömrünce “Solcuyum, demokratım, sosyal demokratım” deyip de yüz seksen derece manevra yaparak AKP'de yer alan, bakan olan hem de kültür bakanı(?) olan Ertuğrul Günay’ın manevrasıdır.

Hele öyle bir manevra yapmıştır ki bu çok kültürlü kültür bakanımız duyanlara parmak ısırtmıştır.

Kars’ ta yapılan İnsanlık Anıtı için ucube diyen başbakana tepkilere manevranın koluna kendisi yapışan bakan”  Başbakan, heykele değil, çevredeki gecekondulara ucube demiştir.” diyerek kıvırmıştır. Başkasını yanlış anlamayı düzeltti kendince kültüre sahip çıktı bakanlığı gereği. Bu manevra ertesi gün başbakanca “Hayır! Heykele ucube dedim.” söylencesiyle geri kıvrılmıştır.

Ben 1959’ da Ardahan’ da doğdum. O yıllar Ardahan il değil, Kars’a bağlı bir ilçedir. Bir bakıma Karslı’yım bende.

Bakanın ucube diyerek atfettiği gecekondulardan daha ucube evlerden birinde doğdum ben, bir öğretmen çocuğu olarak.  Ertuğrul Günay da Ordu’nun yalılarında doğmuş olabilir. Başkentte halkın tahsis ettiği sözüm ona lojman denen konaklarda yaşayabilir. Hatta birkaç villası da bulunabilir. Ve sözlerini yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya çalışıp manevra ettiği başbakanı Rize’nin orman köşklerinde doğmuş olabilir, yurdun çeşitli illerinde havuzlu villaları, malikaneleri bulunabilir. Varsın olsun gözümüz yok. Duyamadıkları için sözümüz de… Türkiye’yi yöneten bir bakan olarak şunu bilmelidir ki; o ucube evlerin binlercesi Başkentin varoşlarında, daha da binlercesi Avrupa Kültür Başkenti diye övündükleri İstanbul’ da ve yurdumun dört bir bucağında bulunmakta. Ve yurdumun milyonlarca insanı bu ucubelerde doğmakta, yaşamaya çalışmakta ve türlü sıkıntılar çekerek sessiz sedasız ölmekte.

Doğup yaşadığımız mekanlar mı ucube, bu koşullarda halkı yaşatıp; açlığa, işsizliğe mahkum edenler mi? Yoksa mahkum ettikleri gerçekleri alaya alanlar mı?

İnsanlık Anıtı tarihte kaynaşık yaşamış, karındaşlık yapmış halkları temsil için heykeltıraş Mehmet AKSOY tarafından tasarlanıp, yapılmaya başlanmış. Kardeşliği öcü olarak gören zihniyetlerin emriyle onların manevracılarına yıktırılmıştır.

 M.Ö. 800-700 ‘lü yıllardan Urartular’dan günümüze kalan Kars’taki Ani Harabelerine, mimarisine, tarihine bir bakarsa kültürümüze bakan bakan bey,  yöre halkının atalarının hangi kültürlerle nezih bir yaşam sürdürdüğünü görecek; geçimini hayvancılıkla sağlayan Kars ve Doğu Anadolu insanının yaşam olanaklarını ellerinden nasıl aldıklarını, ithal hayvanlar, anguslarla üreticinin satışlarını kırdıklarını, dahası yöre halkını ucubelerde yaşamaya kendilerinin zorladıklarını, bu yaşama mahkum ettiklerini idrak edecektir. Böylece ucubelerce yanlış anlaşılmayacaklardır.

17.08.2011        
Günay UZUNER    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder